Erişim engeli alan sitenin teknik SEO'su: Googlebot ne görür?

Türkiye'de verilen bir erişim engeli, Türkiye'deki internet erişim sağlayıcıları üzerinden uygulanır ve yalnızca Türkiye'den gelen erişimi keser. Googlebot ise varsayılan olarak ABD merkezli görünen IP adreslerinden tarar. Bu yüzden engellenen bir site çoğu zaman Google'da dizinde kalır, Search Console'da her şey normal görünür ama Türkiye'deki kullanıcılar arama sonucuna tıkladığında siteye ulaşamaz.

Kısacası sorun dizinde değil, kullanıcı tarafında. Trafik, dönüşüm ve zamanla sitenin aldığı dolaylı sinyaller zarar görür. Hukuki tarafta tek sağlıklı yol resmi süreçtir: kararı öğrenmek, gerekiyorsa itiraz etmek ya da ihlal konusu içeriği kaldırmak. Alan adı değiştirerek engelden kaçmak ise hem SEO hem hukuk açısından ayrı bir risk alanı açar.

Bu yazı hukuki tavsiye değildir. Erişim engeli kararları kişiye ve olaya özgüdür. Kendi durumunuz için kararı veren mercie ve bir avukata başvurun. Burada yalnızca teknik tabloyu ve resmi başvuru kanallarını anlatıyorum; engeli aşma yöntemi anlatmıyorum.

Erişim engeli teknik olarak nerede uygulanır?

Dayanak, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun. Kararlar mahkemelerden ya da idari mercilerden çıkabiliyor. Uygulama tarafında iki kurum var. Erişim Sağlayıcıları Birliği'nin sıkça sorulan sorular sayfasına göre Kanun'un 8 ve 8/A maddeleri kapsamındaki kararların uygulanmasında yetki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda (BTK). Diğer kararlar ESB üzerinden erişim sağlayıcılara iletiliyor.

Aynı sayfada SEO açısından en önemli cümle de var: ESB'ye göre erişimin engellenmesi tedbiri, ilgili adreslere Türkiye'den erişimin engellenmesiyle sınırlı ve Türkiye dışından bu adreslere erişmek mümkün. Yani engel sitenin kendisinde değil, Türkiye'deki ağlarda uygulanıyor. Sunucunuz çalışmaya devam ediyor, sadece Türkiye'deki kullanıcılar ona ulaşamıyor.

ESB'nin aynı sayfadaki bir başka açıklaması da teknik ayrıntı veriyor: HTTPS kullanan sitelerde tek tek URL bazında engelleme teknik olarak mümkün değil. Pratikte bu, engelin genellikle alan adı düzeyinde uygulanması demek. Operatörler DNS yanıtı, IP adresi ya da TLS bağlantısındaki alan adı bilgisi (SNI) gibi farklı katmanlarda engelleme yapabiliyor ve uygulama operatörden operatöre değişebiliyor. Bu yüzden aynı anda bir operatörde açılan site başka bir operatörde açılmayabilir.

Googlebot ne görür?

Google'ın yerele uyarlanan sayfalar belgesine göre Googlebot'un varsayılan IP adresleri ABD merkezli görünüyor. Google ayrıca ABD dışındaki IP adreslerinden de tarama yaptığını belirtiyor. Engel Türkiye'deki erişim sağlayıcılarda uygulandığı için Googlebot'un isteği engele takılmaz. Sunucunuz Googlebot'a normal şekilde 200 döner.

Googlebot ABD IP'lerinden engelsiz tarar ve sayfa dizinde kalır; Türkiye'deki kullanıcı erişim sağlayıcıdaki engel yüzünden siteye ulaşamaz

Bunun sonuçları şöyle:

  • Sayfalar dizinde kalır ve Türkiye'deki kullanıcılara arama sonuçlarında gösterilmeye devam edebilir.
  • Search Console'daki URL Denetimi canlı testi temiz çıkar, çünkü test Google'ın altyapısından yapılır.
  • "Tarama istatistikleri" (Crawl stats) raporunda belirgin bir değişiklik beklemem. Sunucu loglarında da Googlebot istekleri olduğu gibi devam eder. Loglarda Googlebot'u ayırt etmek için loglardan Googlebot analizi yazısındaki yöntemi kullanabilirsiniz.
  • Sayfa dizine ekleme raporunda engelden kaynaklanan bir hata görmezsiniz. Raporun durumlarını Search Console dizine ekleme durumları yazısında anlattım.

Kısacası Search Console size "sorun yok" der. Teknik olarak Google açısından gerçekten sorun yoktur. Sorun, sonuca tıklayan kullanıcının sayfayı görememesidir.

Trafikte ve sinyallerde ne olur?

Belirtiler veride şöyle görünür. Analitik aracınızda Türkiye'den gelen oturumlar kararın uygulandığı günden itibaren sert biçimde düşer. Sunucu loglarında Türk IP bloklarından gelen insan trafiği azalır, Googlebot trafiği ise değişmez. Search Console'un Performans raporunda ülke filtresini Türkiye'ye aldığınızda gösterimler bir süre devam edebilir. Search Console tıklamayı sonuç sayfasında kaydettiği için tıklama da görebilirsiniz, ama bu tıklamaların karşılığında analitikte oturum oluşmaz. Bu iki rapor arasındaki fark, engelin en net işaretlerinden biridir. Karşılaştırmayı hızlı yapmak için Search Console dışa aktarımlarını GSC analiz aracında inceleyebilirsiniz.

Uzun vadede daha önemli olan dolaylı kayıptır. Siteye ulaşamayan kullanıcı arama sonucuna geri döner. Google'ın bu tür davranışları sıralamada nasıl kullandığı kamuya açık şekilde belgelenmiş değil, bu konuda kesin bir şey söylemiyorum. Ama ulaşılamayan bir sitenin yeni bağlantı kazanmadığını, marka aramalarının azaldığını ve geri dönen ziyaretçisinin kalmadığını görmek için ayrıca belgeye gerek yok. Engelin süresi uzadıkça bu kayıplar birikir.

Bir not daha: Google'ın spam politikaları sayfası yasal kaldırma talepleri başlığında, bir site hakkında önemli miktarda geçerli kaldırma talebi alındığında bunun sitenin diğer içeriklerinin sıralamasını düşürmek için kullanılabileceğini yazıyor. Bu, Türkiye'deki erişim engelinden ayrı, Google'ın kendi sürecidir. Ama aynı içerik hem yerel kararlara hem Google'a yapılan şikâyetlere konu oluyorsa, etkiler üst üste binebilir.

Bir adresin engelli olup olmadığını nasıl kontrol ederim?

Resmi kanallar iki tane ve ikisi de ESB'nin kendi sitesinde bağlantı olarak duruyor:

  • BTK'nın Site Bilgileri Sorgu Sayfası: alan adı ya da IP ile sorgulama yapılıyor. Sayfanın kendi açıklamasına göre gösterilen bilgiler açık kaynaklardan derleniyor ve güncelliği taahhüt edilmiyor.
  • e-Devlet'teki Web Sitesi Erişim Engeli Sorgulama hizmeti: ESB'nin hizmeti ve e-Devlet kimlik doğrulaması istiyor.

Teknik tarafta ben iki şeye daha bakıyorum. Birincisi, siteyi Türkiye içinden ve dışından aynı anda izleyen bir erişilebilirlik kontrolü. Yurt dışından açılıp Türkiye'den açılmıyorsa ve sunucu loglarında Türkiye'den gelen istekler kesilmişse, sorun büyük ihtimalle sunucuda değil. İkincisi, birden fazla operatörden gelen kullanıcı şikâyetleri. Tek bir operatörde yaşanan sorun bazen sadece bir ağ arızasıdır. Kesin bilgi her zaman resmi sorgudan gelir.

Hukuka uygun seçenekler

ESB'nin sıkça sorulan sorular sayfasına göre, bir kararla erişime engellenmiş bir adres ESB tarafından kendiliğinden açılamıyor. Adresin açılması için kararı veren mercile iletişime geçip karar hakkında bilgi almak ya da kararın kaldırılmasını talep etmek gerekiyor. Bu, atılacak ilk adımın kararın kendisini öğrenmek olduğu anlamına geliyor: hangi merci, hangi tarih, hangi gerekçe.

BTK kararları için e-Devlet'te Erişimin Engellenmesi Kararına İtiraz Başvurusu adında ayrı bir hizmet var. Mahkeme kararlarında ise itiraz yolu kararın kendisinde ve ilgili usul hukukunda belirlenir. Süreler ve şekil şartları önemlidir; bu kısmı bir avukatla yürütmek gerekir.

Engelin nedeni belirli bir içerikse, içeriği kaldırmak ya da hukuka uygun hale getirmek de bir seçenek. Ancak bunun kararı kendiliğinden kaldırmayacağını, kaldırılması için yine kararı veren mercie başvurulması gerektiğini unutmayın.

Teknik ekibin bu süreçte yapabileceği en yararlı iş kanıt toplamaktır. Engelin başladığı tarihi, analitik ve log verisini, Search Console dışa aktarımlarını ve içerikte yapılan değişikliklerin kaydını saklayın. İtiraz sürecinde bu kayıtlar işe yarayabilir.

Alan adı değiştirmek neden riskli?

Sık sorulan bir soru "alan adını değiştirsem olmaz mı?" sorusu. Burada nasıl yapılacağını anlatmayacağım, sadece neden riskli olduğunu açıklayacağım.

SEO açısından: Yeni bir alan adı sıfırdan başlar. Bağlantılar, marka aramaları ve geçmiş sinyaller eski adreste kalır. Normal bir alan adı değişikliğinde bile trafik kaybı yaşanabildiğini alan adı değişikliği ve trafik kaybı yazısında anlattım. Erişim engeli durumunda Türkiye'deki kullanıcılar eski adrese zaten ulaşamadığı için kullanıcı tarafında bir yönlendirme de işlemez.

Google politikaları açısından: Google'ın spam politikaları "policy circumvention" başlığında, politikaları aşmaya yönelik davranışlar arasında ihlale devam etmek için yeni alt alan adları, alt klasörler ya da yeni siteler açmayı sayıyor. "Sneaky redirects" başlığı ise kullanıcıya ve arama motoruna farklı içerik göstermek amacıyla yapılan yönlendirmeleri spam olarak tanımlıyor. Hukuka aykırı bulunmuş bir içeriği yeni adreslere taşımak, bu tanımlarla kolayca çakışabilir ve manuel işlem riskini artırır.

Hukuki açıdan: Kararlar içerik ve faaliyet üzerinden verilir, alan adı sadece uygulandığı adrestir. ESB de aynı içeriğin farklı adreslerde yayınlanmasının sık karşılaşılan bir durum olduğunu not ediyor. Aynı içerik yeni bir adreste yayınlandığında o adres de yeni bir karara konu olabilir. Kararı aşmaya yönelik girişimlerin ayrıca hukuki sonuçları olabilir; bunu da bir avukatla konuşun.

Özetle

  • Engelin resmi sorgu kanallarından doğrulanması (BTK sorgu sayfası, e-Devlet ESB sorgusu)
  • Kararı veren merciin, tarihin ve gerekçenin öğrenilmesi
  • Analitik, log ve Search Console verisinin tarihli olarak saklanması
  • İtiraz ya da kararın kaldırılması talebi için bir avukatla görüşülmesi
  • Gerekiyorsa ihlal konusu içeriğin kaldırılması ya da hukuka uygun hale getirilmesi
  • Engeli aşmaya yönelik alan adı veya yönlendirme hamlelerinden kaçınılması

Erişim engeli Googlebot'u değil, Türkiye'deki kullanıcıyı durdurur. Bu yüzden Search Console'un temiz görünmesi sizi yanıltmasın. Asıl kaybı analitikte ve uzun vadeli sinyallerde görürsünüz. Çözüm teknik bir hile değil, resmi süreçtir.

Comments / questions

If you have a question about any topic or wish to contact me: Telegram or send an email to [email protected] Thanks!

Related pages