Yapay zekâyla içerik: Google'ın tutumu ve kaliteli kullanım

"Yapay zekâyla yazılan içerik Google'dan ceza alır mı?" sorusu hâlâ çok soruluyor. Kısa cevap hayır: Google içeriğin nasıl üretildiğine değil, ne kadar faydalı olduğuna bakıyor. Uzun cevap ise biraz daha karışık, çünkü yapay zekâ kötü içeriği çok hızlı ve çok ucuz üretmeyi mümkün kılıyor. Sorun da tam olarak burada başlıyor.

Ben yapay zekâ araçlarını her gün kullanıyorum; araştırma, kod ve düzeltme için. Ama yayımladığım hiçbir metin, üzerinden geçmediğim ham bir çıktı değil. Aradaki farkı aşağıda somut olarak anlatmaya çalıştım.

Google'ın tutumu: üretim yöntemi değil, kalite

Google, Şubat 2023'te yapay zekâ ile üretilen içerik hakkında bir rehber yayımladı. Ana fikir şu: Google, içeriğin insan ya da yapay zekâ tarafından yazılmasından bağımsız olarak kaliteyi ödüllendiriyor. Ölçüt, içeriğin insanlar için yazılıp yazılmadığı ve gerçekten faydalı olup olmadığı.

Aynı rehberde net bir sınır da var: yapay zekâyı esas olarak arama sıralamalarını manipüle etmek için kullanmak spam politikalarına aykırı. Mart 2024'te Google bu sınırı daha belirgin hale getirdi ve spam politikalarına scaled content abuse (ölçekli içerik kötüye kullanımı) başlığını ekledi. Burada önemli olan detay şu: politika yapay zekâdan bahsetmiyor, ölçekten bahsediyor. Çok sayıda sayfayı esas olarak sıralama almak için ve kullanıcıya değer katmadan üretmek; bunu yapay zekâyla, şablonla, içerik çiftliğiyle ya da el emeğiyle yapmanız fark etmiyor.

Resmi metinleri okumak isterseniz yapay zekâ içeriği rehberi ve spam politikaları sayfalarına bakabilirsiniz.

İyi kullanım: yapay zekâ bir yardımcı olarak

Benim yapay zekâdan faydalandığım işler genellikle şunlar:

  • Araştırma başlangıcı. Bir konunun alt başlıklarını, akla gelmeyen soruları, karşı argümanları listelemek. Buradan çıkan her bilgiyi birincil kaynaktan kontrol ediyorum.
  • Taslak iskelet. Başlık sırasını ve yazının akışını tartışmak. İskeleti ben kuruyorum, araç eksik noktaları gösteriyor.
  • Düzeltme ve sadeleştirme. Uzun bir paragrafı kısaltmak, tekrarları bulmak, belirsiz cümleleri işaretlemek.
  • Kod. Küçük betikler, regex, veri dönüştürme. Kodu her zaman çalıştırıp çıktısını kontrol ediyorum.
  • Çeviri kontrolü. İngilizce bir belgeyi doğru anlayıp anlamadığımı test etmek, teknik terimlerin karşılıklarını karşılaştırmak.

Bunların ortak noktası, son kararın ve sorumluluğun bende olması. Araç hız kazandırıyor ama içeriğin sahibi değil.

Kötü kullanım: sorun çıkaran kalıplar

Aşağıdakiler hem okuru hem de uzun vadede siteyi zarara uğratıyor:

  • Toplu sayfa üretimi. "Her ilçe için bir sayfa", "her anahtar kelime için bir yazı" mantığıyla, birbirinin kopyası gibi yüzlerce sayfa oluşturmak. Tam olarak scaled content abuse tanımına uyuyor.
  • Düzenlenmemiş çıktı. Aracın yazdığı metni kontrol etmeden yayımlamak. Okur bunu çoğu zaman ilk paragrafta fark ediyor.
  • Sahte deneyim. "Bu ürünü üç ay kullandım" gibi, yaşanmamış bir deneyimi anlatan metinler. Bu hem yanıltıcı hem de güveni tamamen yok ediyor.
  • Uydurma bilgi. Olmayan bir çalışmaya, yanlış bir tarihe ya da var olmayan bir fonksiyona atıf yapmak. Dil modelleri kendinden emin bir şekilde yanlış bilgi üretebiliyor; bu bilinen bir durum.

Son madde teknik yazılarda özellikle tehlikeli. Var olmayan bir Search Console raporundan ya da yanlış bir robots.txt kuralından bahseden bir yazı, okurun sitesine gerçek bir zarar verebilir.

Pratik bir editoryal akış

Benim kullandığım akış basit, ama her adımı atlamadan uyguluyorum:

  1. Konu ve niyet. Yazının hangi soruya cevap verdiğini ve kimin için yazıldığını bir cümleyle yazıyorum. Bu cümleyi yazamıyorsam yazı hazır değil demektir.
  2. Kaynak listesi. Önce birincil kaynakları topluyorum: resmi belgeler, kendi ölçümlerim, kendi loglarım. Yapay zekâ bu adımda sadece "neyi atlıyorum?" sorusuna yardım ediyor.
  3. İskelet. Başlıkları ben yazıyorum, sonra araçla tartışıyorum.
  4. Yazım. Kendi deneyimime dayanan kısımları kendim yazıyorum. Tanım ya da tekrar eden açıklamalar için taslak aldığım olabiliyor ama bunları mutlaka yeniden yazıyorum.
  5. Doğrulama. Metindeki her sayı, tarih, ayar adı ve komutu tek tek kontrol ediyorum. Kodu çalıştırıyorum. Emin olamadığım bir bilgiyi çıkarıyorum ya da "yazıyı yazdığım sırada" gibi temkinli bir ifade kullanıyorum.
  6. Okunabilirlik. Uzun cümleleri ve paragrafları okunabilirlik aracıyla kontrol ediyorum.
  7. Son okuma. Metni sesli okuyorum. Yapay zekâ kokan cümleler en çok bu adımda ortaya çıkıyor.

Doğrulama adımı bu akışın en önemli kısmı. İnsan kontrolü sadece "gözden geçirme" değil, hesap verebilirlik anlamına geliyor. Yanlış bir bilgi yayımlanırsa, onu aracın değil sizin yazdığınız kabul edilir.

Açıklama yapmalı mıyız?

Google'ın rehberi burada "Kim, Nasıl, Neden" çerçevesini öneriyor. İçeriği kimin ürettiği, nasıl üretildiği ve neden üretildiği. Otomasyonun ciddi bir rol oynadığı durumlarda, okurun bunu bilmeyi bekleyeceği yerlerde bir açıklama eklemek mantıklı.

Benim kuralım şu: araç sadece yazım hatası düzelttiyse ya da bir paragrafı kısalttıysa bunu ayrıca belirtmiyorum. Bu, bir yazım denetleyicisinden farklı değil. Ama bir sayfanın büyük bölümü otomatik olarak üretildiyse, örneğin bir veri setinden oluşturulan özetler varsa, bunu sayfada açıkça yazıyorum. Yazar alanına yapay zekâ aracının adını yazmak ise bence yanlış; yazar, içerikten sorumlu olan kişidir. Yazar kimliği konusunu E-E-A-T pratikte yazısında ayrıca ele aldım.

Türkçe metinlerde yapay zekâ izleri

Türkçe içerikte kalite sorunu daha belirgin, çünkü modellerin çoğu İngilizce ağırlıklı verilerle eğitiliyor. Metin dilbilgisi olarak doğru olsa bile çeviri gibi okunabiliyor. En sık gördüğüm kalıplar:

  • Çeviri kokan ifadeler. "Günün sonunda", "derinlemesine dalalım", "bir göz atalım", "oyunun kurallarını değiştiren". Türkçede kimse böyle konuşmuyor.
  • Klişe açılış ve kapanışlar. "Günümüzde dijital dünyada...", "Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki...", "Unutmamak gerekir ki...".
  • Aşırı resmi fiiller. "Gerçekleştirilmektedir", "sağlanmaktadır", "önem arz etmektedir". Bir cümlede bir tane olabilir, her cümlede olunca metin bir yönetmeliğe dönüşüyor.
  • Boş vurgu. "Oldukça önemli", "kritik bir rol oynar", "büyük bir fark yaratır". Neden önemli olduğunu söylemeyen bir cümle hiçbir bilgi vermiyor.
  • Üçlü listeler. Her paragrafta üç sıfat, üç örnek, üç madde. Doğal yazıda bu kadar düzenli bir ritim olmuyor.
  • Ek hataları. Yabancı kelimelere eklenen ekler ("robots.txt'ye" mi "robots.txt'e" mi?), kısaltmalarda okunuşa göre ek seçimi. Modeller burada tutarsız davranabiliyor.

Bunları düzeltmenin en iyi yolu, metni kendi ağzınızdan çıkacak hâle getirmek. Bir cümleyi bir meslektaşınıza sesli söylediğinizde tuhaf geliyorsa, yazıda da tuhaf durur.

Özetle

Google yapay zekâ kullanımını yasaklamıyor; kalitesiz ve ölçekli içerik üretimini yasaklıyor. Yayına almadan önce kendime sorduğum sorular:

  • Bu sayfa, okurun başka bir yerde bulamayacağı bir şey sunuyor mu?
  • Metindeki her sayı, tarih ve teknik detayı birincil kaynaktan kontrol ettim mi?
  • Kod örneklerini çalıştırdım mı?
  • Anlatılan deneyim gerçekten yaşandı mı?
  • Sayfa, sıralama almak için değil, bir soruyu cevaplamak için mi var?
  • Okurun bilmek isteyeceği bir otomasyon varsa açıkça belirttim mi?
  • Metni sesli okuduğumda çeviri gibi durmayan, doğal bir Türkçe mi?

Bu soruların hepsine "evet" diyebiliyorsam, metnin yazımında hangi aracı kullandığım pek önemli değil.

Comments / questions

If you have a question about any topic or wish to contact me: Telegram or send an email to [email protected] Thanks!

Related pages